03 Ağustos 2026 - Pazartesi

ESKİ ALIŞKANLIKLARLA YENİ BİR GELECEK KURULAMAZ

Yeni Parti’ye yönelik toplumsal ilgi her geçen gün artarken, teşkilatlanma sürecinde başlayan kişisel hesaplar ve parti içi iktidar mücadeleleri büyük bir tehlikeye işaret ediyor. Yeni bir gelecek, eski siyasi alışkanlıklarla kurulamaz.

Yazar - Turizm Uzmanı | İş İnsanı | Gazeteci Dilgan Taş Kertuş
Okuma Süresi: 7 dk.
Turizm Uzmanı | İş İnsanı | Gazeteci  Dilgan Taş Kertuş

Turizm Uzmanı | İş İnsanı | Gazeteci Dilgan Taş Kertuş

dilganbilge@gmail.com - 05416838311
Takip EtGoogle News

YENİ PARTİ’NİN EN BÜYÜK SINAVI: ESKİ ALIŞKANLIKLARLA YENİ BİR GELECEK KURULAMAZ

Ankara’da siyasetin nabzını tuttuğumuz son günlerde hemen her görüşmenin ortak gündeminde Yeni Parti vardı.

Farklı siyasi düşüncelere sahip isimlerle ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde gördük ki Yeni Parti, yalnızca yeni kurulmuş bir siyasi oluşum olarak değerlendirilmemektedir. Toplumun belirli bir kesimi tarafından değişimin, yeni bir başlangıcın ve iktidar alternatifinin adresi olarak görülmektedir.

Özgür Özel’in öncülüğünde 24 Temmuz 2026’da kurulan ve 91 milletvekiliyle siyasi hayata başlayan Yeni Parti, daha kuruluş gününde Meclis’in en büyük ikinci siyasi gücü konumuna geldi. Bu tablo, parti açısından önemli bir fırsat olduğu kadar çok büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirmektedir.

Partideki heyecanı ve iktidar hedefini küçümsememek gerekiyor. Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğinin parti içinde büyük ölçüde kabul edildiği, milletvekillerinin ve partiye katılmaya hazırlanan kadroların geleceğe umutla baktığı görülüyor.

Ancak siyasette yalnızca heyecan yetmez.

Bir siyasi partinin başarısı, genel merkezde yapılan güçlü konuşmalarla veya meydanlarda toplanan kalabalıklarla ölçülemez. Asıl başarı; doğru kadroların oluşturulması, toplumun sorunlarının anlaşılması ve vatandaşın beklentilerine gerçekçi çözümler üretilmesiyle mümkündür.

Yeni Parti’nin önündeki en önemli sınav da tam olarak budur.

91 MİLLETVEKİLİ HER ŞEYE YETİŞEBİLİR Mİ?

Partinin kuruluş sürecinin ağırlıklı olarak milletvekilleri üzerinden yürütülmesi, bazı sorunları beraberinde getirebilir.

Milletvekilleri bir taraftan Meclis çalışmalarını sürdürmek, bir taraftan ülkenin farklı şehirlerinde vatandaşlarla buluşmak, mitingler düzenlemek ve siyasi gelişmelerle mücadele etmek zorundadır. Bütün bunların yanında Türkiye genelinde güçlü bir teşkilat yapısının oluşturulmasını yalnızca mevcut milletvekillerinden beklemek gerçekçi değildir.

Yeni Parti’nin bir an önce, doğrudan kuruluş ve teşkilatlanma sürecine odaklanacak güçlü bir strateji heyeti oluşturması gerekmektedir.

Bu heyette siyaset tecrübesi bulunan eski milletvekilleri, eski bakanlar, yerel yönetim deneyimine sahip isimler, akademisyenler, gençler, kadınlar ve sivil toplum temsilcileri yer almalıdır.

Çünkü yeni bir siyasi hareket yalnızca eski kadroların yer değiştirmesiyle kurulamaz.

Yeni bir anlayış, yeni bir siyaset dili ve toplumun farklı kesimlerini kapsayan yeni kadrolar gereklidir.

CHP’NİN KRONİK HASTALIKLARI TAŞINMAMALI

Yeni Parti açısından en büyük tehlikelerden biri, CHP içerisinde yıllardır eleştirilen parti içi iktidar mücadelelerinin yeni yapıya taşınmasıdır.

Sahadan gelen bazı gözlemler, kimi şehirlerde daha şimdiden il ve ilçe teşkilatlarının kimlerin kontrolünde olacağına yönelik hesapların başladığını gösteriyor.

Henüz vatandaşın sorunlarını çözmek için güçlü bir teşkilat kurulmadan makamların, unvanların ve yönetim listelerinin konuşulması, Yeni Parti’nin kuruluş iddiasıyla çelişir.

Vatandaş geçim sıkıntısı yaşarken, gençler gelecek kaygısıyla başka ülkelere gitmeyi düşünürken, esnaf ayakta kalmaya çalışırken ve emekliler temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken; partiye katılacak kişilerin ilk gündemi koltuk paylaşımı olmamalıdır.

Toplum Yeni Parti’den yeni bir parti tabelası değil, yeni bir siyaset anlayışı bekliyor.

Eski siyasi alışkanlıklar, kişisel hesaplar ve grup mücadeleleri devam edecekse partinin adının “Yeni” olmasının toplum açısından hiçbir karşılığı kalmaz.

ÖRGÜTLER KİŞİLERE GÖRE DEĞİL, TOPLUMA GÖRE KURULMALI

İl ve ilçe örgütleri, bir kişinin veya belirli bir grubun siyasi geleceğini güvence altına almak için oluşturulmamalıdır.

Teşkilatlarda görev alacak kişilerin toplumda karşılığı bulunmalı; liyakatleri, mesleki birikimleri, dürüstlükleri ve vatandaşla kurdukları ilişki dikkate alınmalıdır.

Yalnızca geçmişte belirli görevlerde bulunmuş olmak, yeni dönemde yöneticilik için yeterli bir ölçüt değildir.

Kadınların, gençlerin, engellilerin, çiftçilerin, işçilerin, esnafın, turizmcilerin, gazetecilerin, akademisyenlerin ve farklı meslek gruplarının karar mekanizmalarında gerçek anlamda temsil edilmesi gerekir.

Aksi hâlde Yeni Parti, toplumun tamamını kucaklayan bir hareket olmak yerine belirli siyasi çevrelerin yeniden konumlandığı dar bir yapıya dönüşebilir.

Bu nedenle genel merkez, şehirlerde yaşanan teşkilat mücadelelerini yalnızca izlemekle yetinmemelidir.

Sorunlar büyümeden müdahale edilmeli, teşkilatlanma kriterleri açıkça belirlenmeli ve adaylar toplumdaki karşılıkları bakımından titizlikle değerlendirilmelidir. Parti içindeki yakınlıkların veya kişisel ilişkilerin değil, liyakatin ve halkın güveninin belirleyici olduğu bir sistem kurulmalıdır.

YENİ PARTİ, ÖZGÜR ÖZEL’İN PARTİSİ OLARAK KALMAMALI

Özgür Özel’in liderliği, Yeni Parti’nin kuruluşunda en önemli birleştirici unsurlardan biridir.

Ancak partinin geleceği yalnızca bir liderin kişisel başarısına bağlanmamalıdır.

Özgür Özel de Yeni Parti’nin kendisinin veya başka bir siyasi ismin partisi olarak sınırlandırılmaması gerektiğini, daha geniş bir toplumsal hareket olmasını hedeflediklerini ifade ediyor.

Bu hedefin gerçekleşebilmesi için ortak aklı önceleyen, eleştiriye açık ve kurumsal bir yapı kurulmalıdır.

Lider güçlü olabilir; fakat kurumlar, kurallar ve kadrolar güçlü değilse siyasi hareketlerin uzun ömürlü olması mümkün değildir.

Yeni Parti’nin gerçek başarısı, Özgür Özel’in liderliğini güçlü ve liyakatli bir kadroyla tamamlayabilmesine bağlı olacaktır.

UMUT BÜYÜKSE SORUMLULUK DA BÜYÜKTÜR

Yeni Parti’ye gösterilen vatandaş ilgisi önemli bir siyasi fırsattır. Fakat bu ilgi koşulsuz ve sınırsız değildir.

Vatandaş artık yalnızca güçlü konuşmalar değil, uygulanabilir politikalar görmek istiyor.

Ekonomiden adalete, eğitimden sağlığa, tarımdan turizme, yerel yönetimlerden dış politikaya kadar Türkiye’nin temel sorunlarına karşı açık, gerçekçi ve anlaşılır bir yol haritası ortaya konulmalıdır.

Partinin programı yalnızca uzmanların anlayacağı metinlerden oluşmamalı; sokaktaki vatandaşın hayatına nasıl dokunacağını açıkça anlatmalıdır.

Yeni Parti’nin önünde tarihî bir fırsat bulunuyor. Ancak fırsatlar doğru yönetilmediğinde çok kısa sürede büyük hayal kırıklıklarına dönüşebilir.

Bu nedenle partinin kuruluşunda görev alanlar şu gerçeği unutmamalıdır:

Vatandaşın umudu, hiç kimsenin kişisel siyasi kariyerinin basamağı değildir.

Yeni Parti gerçekten yeni olmak istiyorsa eski alışkanlıklara, kapalı kapılar ardındaki hesaplara, grupçuluğa ve kişisel iktidar mücadelelerine geçit vermemelidir.

Çünkü eski yöntemlerle yeni bir Türkiye kurulamaz.

Yeni Parti’nin başarısı, adındaki “yeni” kelimesini teşkilatlarına, kadrolarına, siyasi diline ve yönetim anlayışına ne kadar yansıtabileceğine bağlıdır.

Aksi hâlde bugün büyük umutlarla başlayan bu siyasi yolculuğun sonunda yaşanabilecek hayal kırıklığının hesabını ne genel merkez ne de il ve ilçe örgütleri verebilir.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.