17 Ağustos 2026 - Pazartesi

O Gece Herkes Uyuyordu, Ama Sabah Her Şey Değişmişti

O gece insanlar uyurken, bazı evlerde son kez “iyi geceler” denildi.

Yazar - Özge Güleryüz PR Uzmanı
Okuma Süresi: 3 dk.
Özge Güleryüz PR Uzmanı

Özge Güleryüz PR Uzmanı

htygazete@gmail.com - 05344876743
Takip EtGoogle News

Belki bir anne çocuğunun üzerini örttü.
Belki bir baba sabah işe gitmek için alarmını kurdu.
Belki bir genç, yarın yapacağı planları düşünerek gözlerini kapattı.
Belki bir çocuk, annesine sarılıp hiçbir şeyden habersiz uykuya daldı.

Kimse bunun son gece olduğunu bilmiyordu.

Saat 03.02’de yer sarsıldığında yalnızca binalar yıkılmadı.

Yuvalar yıkıldı.
Hayaller yarım kaldı.
Aileler parçalandı.
Ve binlerce insan, sevdiklerinin sesini bir daha hiç duyamadı.
Sabah olduğunda bazı evlerde kahvaltı hazırlanmadı.

Bazı çocuklar annelerine bir daha sarılamadı.

Bazı anneler, evlatlarının adını yıllarca özlemle söyledi.

Ve bazı babalar, hayatlarının geri kalanını “Keşke o gece…” diye başlayan cümlelerle yaşadı.

Aradan 27 yıl geçti.

Ama acının üzerinden geçen yıllar, kaybedilenleri geri getirmiyor.

Bir annenin evladına duyduğu özlem 27 yılda azalmıyor.
Bir çocuğun babasına duyduğu hasret büyüdükçe bitmiyor.
Bir evin içinde artık hiç açılmayacak bir kapının sessizliği yıllar geçse de kaybolmuyor.

Belki de bu yüzden bazı tarihler sadece takvimde yazmaz.

İnsanların kalbine yazılır.

17 Ağustos da öyle bir tarih.

Ve bugün Hatay'da yaşayan bizler, bu acının ne demek olduğunu çok daha iyi biliyoruz.

Çünkü 6 Şubat'ta biz de gecenin ortasında uyandık.

Biz de sevdiklerimizi aradık.

Biz de enkazların başında umutla bekledik.

Biz de bir telefonun çalmasını, bir ses duymayı, “iyiyim” kelimesini bekledik.

Bu yüzden 17 Ağustos'u yalnızca geçmişin acısı olarak görmüyorum.

Bu tarih bize bir şey söylüyor:

Deprem unutulmaz. Ama depremden önce alınmayan önlemler de unutulmamalı.

Çünkü kaybettiğimiz her insanın bir adı vardı.

Bir annesi vardı.

Bir babası vardı, bir kardeşi vardı,bir sevdiği vardı,bir hayali vardı.

Ve belki de o gece, yaşamak için daha söyleyecek çok sözü vardı.

Bugün onları hatırlarken tek bir dileğim var:

Bir daha hiçbir çocuk, annesinin elini enkaz altında aramasın.

Bir daha hiçbir anne, evladının sesini duymak için taşlara sarılmasın.

Bir daha hiçbir baba, ailesini koruyamadığını düşünerek bir ömür yaşamasın.

Ve bir daha hiçbirimiz, “Keşke daha önce önlem alsaydık” demeyelim.

17 Ağustos'ta hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum.

6 Şubat'ta aramızdan ayrılanları da…

Onları unutmadık.

Unutmayacağız.

Çünkü bazı insanlar toprağın altında değil, biz hatırladıkça kalbimizin içinde yaşamaya devam eder.

Ve bazı geceler…

Sabah olduğunda bile bitmez. 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.